::::…. DÜNYA GÜNCESİ ….::::

Dünya gündemindeki olaylar hakkında…

ZARARLI ÇIKMAYIN DA!…

Bojidar Dimitrov

Resim 1: İşte o bakan: Bojidar Dimitrov

Kuzeybatı komşumuz Bulgaristan’a son yıllarda bir haller oluyor farkındaysanız. Durup durup bize sallamayı adet haline getirdiler nedense. Eh, haksız da sayılmazlar! Son 5-10 yıldır dışarıdaki itibarımız o kadar yüksek ki (!), maşallah şamar oğlanına döndüğümüz için onlar da cesaretlendiler demek ki!

Bu nedensiz ve bence gereksiz saldırıların zirvesini ise, 2010’un ilk günlerinde görme şerefine nail olduk (!). 5 Ocak günü enteresan bir haber düştü ajanslara: Bulgaristan Hükümeti’nde Yurtdışındaki Bulgarlar ve Dini İşler Bakanı görevini yürüten Bojidar Dimitrov, 1913 yılı ve sonrasında Türkiye’den, özellikle de Trakya’dan Bulgaristan’a göç eden Bulgarların geride bıraktığı mal mülk için tazminat talep edeceklerini, bu tazminatın 20 milyar doları bulabileceğini, hatta aşabileceğini, bu tazminat konusunun, Türkiye’nin AB’ye tam üyelik sürecinde Bulgaristan açısından bir “ön şart” olduğunu açıkladı…

Ne yalan söyleyeyim, bu haberi ilk okuduğumda “Yürü be!” dedim kendi kendime. Bulgarları tebrik etmek lazım. Pek yürekli bir bakanları varmış! Boyuna posuna bakmadan koca Türkiye’ye (!) posta koyuyor maşallah! Nerden buluyorsa bu cesareti…

Yalnız enteresandır aynı Dimitrov, hemen ertesi gün sözlerinden çark edip özür dilemiş. Bulgar Dışişleri Bakanlığı da “Türkiye’nin AB üyelik sürecini desteklediklerini, Dimitrov’un görüşlerinin kendi görüşleri olduğunu ve hükümeti bağlamadığı” yolunda bir açıklama yapmış. İddiaya göre Dimitrov, Başbakan Boyko Borişov’dan da sıkı bir fırça yemiş…

Todor Jivkov

Resim 2: Soğuk Savaş dönemi Buglaristanı'nın Türk düşmanı ünlü diktatörü: TODOR JIVKOV

Demek ki birileri bakana 1878-1925 yılları arasında 2 milyon, 1980’li yılların sonlarında ise 300 binden fazla Türk’ün Bulgaristan’dan zorla atıldığını, 1980’li yıllarda, yani Diktatör Todor Jivkov döneminde Bulgaristan Türklerinin türlü işkencelere maruz kaldıklarını, adlarının değiştirildiğini, (En bilindik örnek: Naum Salamanov-Naim Süleymanoğlu) mallarına mülklerine el konduğunu; iş tazminat istemeye kalırsa Bulgaristan’ın, değil Türkiye’den 20 milyar dolar almak, bütün Bulgaristan’ı satsa dahi ödeyemeyeceği bir tazminat yükünün altına gireceğini hatırlatmış da, o da mecburen tornistan etmiş!

Aslında bu çıkışın arkasında bir başka oyun da oynanıyor olabilir. Biliyorsunuz, Bulgaristan’dan göçmen olarak gelen Türk vatandaşlarının büyük çoğunluğu, çifte vatandaşlık hakkına sahip. Yani hem Türk hem de Bulgar vatandaşı bu kardeşlerimiz. Şimdi de Bulgaristan AB’ye de girdi. Acaba diyorum, Bulgar vatandaşı olan ve Schengen ülkelerinde serbest dolaşım hakkında sahip Türklerin AİHM’de dava açmalarını mı istiyor Bulgar makamları? Ve bu bahaneyle de hepsini birden Bulgar vatandaşlığından atmayı, böylece kökten kurtulmayı mı planlıyorlar?

Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz demişler!

“Şimdi Bulgaristan AB’ye de girdi” dedim de, insan şaşırmadan edemiyor: Bu Bulgaristan, 20 yıl öncesine kadar komünist değil miydi? Çavuşesku’nun Romanya’sıyla birlikte Sovyetler’in sıkı müttefiklerinden biri değil miydi? Son tahlilde “özgür-liberal dünyanın ve dolayısıyla da NATO ve AB’nin düşmanı” değil miydi?

Maşallah bu ne süratli gelişmeymiş ki, 1950’lerden beri AB’ye üye olmaya çabalayan, 50-60 yıldır demokratik rejime ve iyi kötü liberalizme yakın bir ekonomik sisteme sahip olan Türkiye hala AB kriterlerini tutturamamışken, daha dün diktayla yönetilen, sosyalist ekonomik sisteme sahip, “özgür dünya(!)nın düşmanı” Bulgaristan, 20 yılda bu meşum kriterleri yakalayıp İngiltere, Almanya, Fransa gibi ülkelerle aynı seviyeye gelivermiş!

Ne dersiniz? 1990’da Bulgaristan’ın başına Atatürk geçti de, bizim mi haberimiz olmadı?

Eh, “Avrupa Birliği ikiyüzlü” deyince kızıyorsunuz bir de…

Ocak 8, 2010 Posted by | Uncategorized | , , , , , , , , , | Yorum yapın

   

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.